İcra Kurulu Başkanı'nın Mesajı

2020’ye hem reel sektör hem de finansal piyasalar açısından pozitif ve iyimser bir görünümle başlamıştık. Ancak Çin’de başlayıp dünyaya yayılan salgın, bu gidişatı tersine çevirmiş ve özellikle mart-nisan aylarında ekonomileri durma noktasına getirmiştir. Yaz aylarında atılan normalleşme adımlarıyla birlikte daralma hız kesse de aşılama sürecinin yavaş ilerlemesi, ekonomik toparlanmanın beklenenden uzun sürmesine yol açmıştır. 2020 için yüzde 3 ila 4 civarı global küçülme tahminleri yapılırken küresel ticaret hacmi yüzde 5 daralmıştır. Bu süreçte birçok ülke mali destek paketleri ve genişlemeci para politikaları ile salgının ekonomik tesirini azaltmaya çalışırken yan etki olarak küresel enflasyon riski ortaya çıkmıştır.

Ülkemiz açısından da zorlu geçen 2020, yıllık yüzde 1,8’lik büyüme oranı ile tamamlanmıştır. Küresel ticaretin önemli derecede etkilenmesi sebebiyle, ihracat önceki seneye kıyasla yüzde 6 düşerken, artan iç tüketimin bir sonucu olarak ithalat ise yüzde 4 civarı büyümüştür. Turizm ve lojistik sektörlerindeki negatif görünümün etkisiyle dış ticaret açığı 50 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Pandeminin sürmesi nedeniyle özellikle Almanya ve İngiltere gibi ihracatımızın lokomotifi olan pazarlardaki olası kapanmalar, risk unsuru olmaya devam etmektedir. Enflasyon, son birkaç yılda olduğu gibi iki haneli olmaya devam etmiş; döviz kurları ise oldukça dalgalı bir seyir çizmiştir.

2021’e girerken öncü ekonomik göstergelerden biri olan Türkiye İmalat PMI verisindeki artış trendi ve ülke büyüme tahminlerinin yüzde 5 bandına yükselmesi, daha iyimser bir yıl beklentisi yaratmaktadır. Öte yandan, büyümeyi destekleyecek yatırımların artması ve bilhassa yabancı yatırımcıların ülkemizdeki faaliyetlerini genişletmesi için, stabil makro ekonomik görünüm ile öngörülebilir piyasa yapılarına sahip olmak oldukça kritiktir. Bu ortamı sağlayacak reformların bir an önce hayata geçirilmesini, halen kırılgan olan piyasalar ve enflasyon, salgın gibi riskler nedeniyle en öncelikli gündem maddeleri arasında görmekteyiz.

Salgın ile birlikte dünyadaki ve ülkemizdeki iş yapış biçimleri de köklü bir değişim sürecinden geçmektedir. Bu süreçte dijital dönüşüm, çevre duyarlılığı yüksek ve sürdürülebilir üretim gibi temaları odağına koyan yeni esnek iş modelleri ön plana çıkarken; geleneksel iş modellerinde adaptasyon ihtiyacı görülmüştür. Özellikle ileri teknoloji tabanlı ve katma değerli ürün/hizmet sağlayan şirketler, bu dönemde değerlemelerini yükseltmiş ve geleneksel şirketlerden çok daha fazla yatırım almıştır. Diğer yandan, global tedarik zincirlerinde yaşanan problemler sebebiyle tedarik kaynaklarında yaygınlaşma eğilimi, Türkiye açısından önemli bir fırsat olarak karşımıza çıkmıştır. Bu durumun, sanayimizin ihracat hacmini oldukça olumlu etkileyeceğini tahmin ediyoruz. Buna karşılık, bazı kritik hammaddelerdeki arz ve tedarik sorunlarının emtia fiyatlarını anormal seviyelere taşıması ve ithalat-ihracatı etkileyen lojistik maliyetlerinin giderek artması, şirket karlılıklarını olumsuz etkilemektedir.

Tüm bu süreçleri göz önünde bulundurarak, çalışmalarımızı yüksek katma değer yaratan alanlarda, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve küresel değişimleri merkeze alarak sürdürüyoruz. Üç ana sektörümüz olan kimya, gayrimenkul ve enerjide her zaman olduğu gibi kurumsallık, şeffaflık ve dürüstlük ilkelerine bağlı ve yenilikçi bir yaklaşımla değer yaratmayı hedefliyoruz.

Kimya grubu şirketlerimiz, 2020’de de organik/inorganik yatırımlarına devam ederken; iş planlarında sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi gibi öncelikli konulara odaklanmıştır. Dünyanın en büyük akrilik elyaf üreticisi olan Aksa Akrilik, sürdürülebilirlik yaklaşımıyla 2019 faaliyetlerini içeren ilk Entegre Raporu hazırlamış ve Türkiye’de bu raporu hazırlayan öncü şirketlerden biri olmuştur. Paydaşlarıyla uzun vadeli ortak değer yaratma üzerine kurulu bir iş modeli benimseyen Aksa, sürdürülebilirlik alanındaki önceliklerini, risklerini ve fırsatlarını belirleyerek 2021’e daha hazırlıklı girmiştir. Aksa Akrilik ile Dow Chemical Company’nin yüzde 50 – yüzde 50 ortaklığındaki DowAksa ise salgına rağmen 2020’de cirosunu yüzde 60’a yakın oranda artırmayı başarmıştır. DowAksa’nın son yıllarda geliştirdiği karbon elyaf takviyeli poliüretan reçineli plaka üretim teknolojisi yurt dışı müşterilerden yüksek talep görmekte olup; bu talebin karşılanması için 2021’de kapasite artışı yatırımlarına devam edilecektir.

Türkiye’nin en büyük kimya üreticilerinden olan Akkim; mevcut iş alanını genişletecek, kendi sektörünün lideri şirketlerin satın alımları üzerinde çalışmalar yürütmüştür. Bu süreçlerin 2021’de tamamlanması hedeflenmektedir. Akkim’in iştiraklerinden ve dünyanın en büyük emaye ve seramik kaplama üreticilerinden biri olan Gizemfrit, zengin ürün çeşitliliğini tek bir global marka altında toplamak için isim değişikliğine giderek “Akcoat” unvanını almıştır. 2020’de Ar-Ge faaliyetlerini hızlandıran Akcoat, yıl boyunca birçok Ar-Ge projesine imza atmış, gerçekleştirilen bu projelerden 6 tanesi TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir.

Gayrimenkul, koronavirüs salgınından en çok etkilenen sektörlerden biri olmuştur. Bu nedenle gayrimenkul şirketlerimizden Akiş GYO, öncelikle portföyündeki AVM’lerde sağlık ve hijyen koşullarını en üst seviyede tutarak, tüm paydaşların kendini güvende hissettiği bir ortam yaratmıştır. Aynı zamanda perakende sektöründeki dijital çözümleri yakından takip eden Akiş GYO, girişimlere yönelik “Innovate 21st Yatırım ve İvmelendirme Programı” kapsamında çeşitli start-up’lara ve yeni iş modellerine yatırım yapmıştır. Akmerkez GYO ise güçlü mali yapısı ile 2020 yılında da temettü performansını korumayı başarmıştır. Türkiye’de öncü olunarak hayata geçirilen, alışveriş merkezinin çatısında sürdürülebilir yerel tarım projesi olan “Teras’ta Tarım”, salgın süreci ile birlikte daha fazla önem kazanmıştır.

1.224 MW’lık kurulu gücüyle enerji sektörüne yön veren firmalardan olan Akenerji’nin 2020’deki temel stratejisi, mevcut santrallerin piyasa fiyatlarına göre optimum şekilde işletilmesi olmuştur. Aynı zamanda şirkete katma değer yaratacak yeni projelerin geliştirilmesini hedefleyen Akenerji, yurt dışı elektrik piyasalarındaki ticaret faaliyetlerini genişletmiş ve 550 GWh işlem hacmi ile rekor bir seviyeye ulaşmıştır.

Elektrik dağıtım ve perakende satışı üzerine faaliyet gösteren şirketlerimiz SEDAŞ ve Sepaş Enerji ise, verimli iş modelleri hedefi ile dijitalleşme çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Sepaş Enerji, müşteri deneyimlerine değer katan online ve güvenilir çözümler geliştirmeye odaklanmıştır. Bu çerçevede 2020’de yeni hizmet kanallarının yaratılması, ödeme kolaylığı sağlayan uygulamaların hayata geçirilmesi gibi projeler üzerinde çalışan Sepaş Enerji, müşteri memnuniyetini her geçen gün bir üst seviyeye taşımaktadır. SEDAŞ’ın 2021-2025 yeni tarife döneminde yapacağı yatırım büyüklüğü, bir önceki döneme kıyasla yaklaşık üç katına çıkarılarak 2,7 milyar TL gibi önemli bir tutara ulaşmıştır. Yatırım planının merkezine müşteri memnuniyetini koyan SEDAŞ, bu amaçla şebeke kalitesini yükseltecek yatırımlar ile verimlilik sağlayacak dijital çözümlere ağırlık vermektedir.

Akkök Holding olarak tüm dünyada zorlu geçen 2020’de kombine ciromuzu 17 milyar TL seviyesine çıkarırken, bir önceki yıla göre yüzde 40 artışla 3,2 milyar TL kombine FAVÖK elde ettik. Ayrıca 2,9 milyar TL ihracat rakamına ulaşarak, ihracatımızın toplam ciro içindeki payını koruduk. Hiç durmadan ülkemize katkı sağlayacak ve değer yaracak projeler geliştirmeye çalışıyoruz. Bizlere bu yolda desteklerini sunan tüm paydaşlarımıza, çalışanlarımıza, iş ortaklarımıza ve hissedarlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Saygılarımla,

Ahmet C. Dördüncü

İcra Kurulu Başkanı